Sitenizi Google'da aratıyorsunuz ve bulamıyorsunuz. Tasarım yerinde, metinler yazılmış, sayfalar açılıyor. Ama arama sonuçlarında yoksunuz.
Bu noktada çoğu işletme aynı şeyi yapar: metinleri zenginleştirir, yeni sayfalar ekler, anahtar kelime serpiştirir. Aylar geçer, tablo değişmez.
Değişmemesinin sebebi basit. Yanlış sorun çözülüyor.
Önce iki sorunu ayırın
Google'da görünmemenin iki ayrı hâli var ve çözümleri aynı değil.
Sıralama sorunu. Google sayfanızı biliyor. Dizininde duruyor. Ama sizi arayan kişiye ilk sayfada göstermiyor. Burada rekabet vardır: aynı konuda sizden daha güçlü sayfalar öne geçmiştir.
Kapsama sorunu. Google sayfanızı hiç görmedi. Dizininde yok. Kimseye gösterilmiyor, çünkü gösterilecek bir kayıt yok.
Aradaki fark şudur: sıralama sorununda içeriğinizi güçlendirirsiniz. Kapsama sorununda içeriği güçlendirmek hiçbir şeyi değiştirmez — Google o metni zaten okumuyor.
Bu yazı ikincisi hakkında.
Hangisinde olduğunuzu 30 saniyede öğrenin
Google'a şunu yazın:
site:alanadiniz.com
Tırnak yok, site: ile alan adı bitişik, arada boşluk yok. En sık yapılan hata bu.
Çıkan sonuç sayısı, Google'ın sizin sitenizden bildiği sayfa sayısıdır.
- Hiç sonuç çıkmıyorsa: siteniz Google'ın dizininde yok.
- Birkaç sayfa çıkıyor ama çoğu eksikse: kısmi kapsama sorunu var.
- Sayfalarınızın hepsi çıkıyorsa: kapsama sorununuz yok. Sizinki sıralama sorunu — bu yazı değil, başka bir yazının konusu.
site: komutu kaba bir göstergedir, kesin sayı vermez. Gerçek tabloyu görmek için Google Search Console kurmanız gerekir; ücretsizdir ve kurulumu birkaç dakika sürer. Oradaki "Sayfalar" ekranı size iki sayı gösterir: dizine eklenenler ve eklenmeyenler. İkincisinin yanında Google'ın kendi gerekçesi yazar — bu yazıdaki nedenlerin çoğunu orada isim isim görürsünüz.
Beş neden
Sırayla bakın. Aşağıdaki sıra rastgele değil: üsttekiler çözülmeden alttakiler üzerinde çalışmak zaman kaybıdır.
1. Google sitenizi hiç bilmiyor
Google yeni bir siteyi kendiliğinden bulmak zorunda değildir. Ona haber verilmesi gerekir.
Belirtisi: site: sorgusu hiç sonuç vermiyor. Search Console'da site kayıtlı değil.
Ne yapılır: İki şey. Birincisi, sitenizde bir sitemap.xml dosyası olmalı — bu, sayfalarınızın listesidir. alanadiniz.com/sitemap.xml adresine girin; bir sayfa listesi görüyorsanız var demektir. İkincisi, o dosyayı Search Console'a bildirmeniz gerekir. Bildirmezseniz Google listeyi aramaz.
Dikkat: kaldırdığınız sayfalar. Bir sayfayı sitenizden sildiğinizde Google onu hemen unutmaz. Aylarca o adrese gelmeye, hata almaya ve yeniden denemeye devam eder. Bu, sitenize ayırdığı tarama emeğini yeni sayfalarınızdan çalar. Sayfa kaldırdıysanız ya yeni bir adrese yönlendirin ya da site haritanızda o adresin kalmadığından emin olun. Search Console'daki "bulunamadı (404)" listesi bunu açıkça gösterir.
2. Site kendini engelliyor
En sık görülen ve en hızlı çözülen neden.
Bir sitenin robots.txt dosyası veya sayfa kaynağındaki noindex etiketi, arama motorlarına "buraya girme" ya da "bunu dizine ekleme" der. Bu etiketler geliştirme aşamasında kasten konur — site hazır değilken görünmesin diye. Yayına geçerken kaldırılması unutulur.
Belirtisi: Site normal çalışıyor, insanlar giriyor, ama Google hiçbir sayfayı almıyor. Search Console "noindex etiketi tarafından hariç tutuldu" diyor.
Ne yapılır: alanadiniz.com/robots.txt adresine girin. Disallow: / satırı varsa bütün siteyi kapatıyorsunuz demektir. Sonra bir sayfanın kaynağını açın (sağ tık → sayfa kaynağını görüntüle) ve noindex arayın. Bulursanız kaldırılması dakikalar sürer.
3. Canonical başka sayfayı gösteriyor
Bu en az bilinen, en çok kafa karıştıran neden.
Her sayfa Google'a "asıl sürüm benim" diyen bir işaret taşır: canonical etiketi. Bu etiket yanlış kurulduğunda sayfanız Google'a "beni sayma, asıl sayfa şu" der. Google da onu dinler.
Belirtisi: Sayfa var, açılıyor, engelli değil — ama dizinde yok. Search Console "yinelenen içerik, Google farklı bir sayfayı asıl olarak seçti" diyor.
Ne yapılır: Kural şudur: her sayfa kendini göstermeli. İki ayrı alan adı kullanıyorsanız (örneğin bir Türkçe bir İngilizce site) bu risk katlanır — birinin sayfaları diğerini işaret ediyorsa, işaret eden site hiçbir zaman dizine girmez. Bu, kurulumda yapılan ve geri dönüşü en yavaş olan hatadır.
4. İçerik JavaScript'le geliyor
Modern siteler içeriği çoğu zaman tarayıcıda oluşturur. Siz sayfayı açtığınızda metin görürsünüz, ama sunucunun gönderdiği ilk yanıt boştur.
Google bu tür sayfaları okuyabilir — ama iki aşamada ve gecikmeli. Yeni bir sitede bu gecikme aylara yayılabilir.
Belirtisi: Sayfanın kaynağını görüntülediğinizde ekranda okuduğunuz metinleri kaynakta bulamıyorsunuz.
Ne yapılır: Bu bir yazılım kararıdır ve sonradan düzeltilmesi diğer maddelerden pahalıdır. Doğru çözüm sunucu tarafı render'dır — sayfanın Google'a hazır hâlde gitmesi. Next.js gibi çerçeveler bunu destekler; mesele çerçeve değil, kurulumun doğru yapılmasıdır. Yeni bir site yaptırıyorsanız sözleşme aşamasında sorun: "sayfalar sunucu tarafında mı oluşturuluyor?"
5. Dışarıdan tek bağlantı yok
Google bir siteyi taramak için bir sebep arar. En güçlü sebep, başka sitelerin ona bağlantı vermesidir.
Hiç dış bağlantısı olmayan bir site, Google için "kimsenin haberdar olmadığı bir adres"tir. Taranır, ama sıraya en sonda girer.
Belirtisi: Teknik hiçbir sorun yok, her şey doğru kurulmuş, ama sayfalar haftalarca dizine girmiyor.
Ne yapılır: Bunun kestirme yolu yok, satın alınan bağlantı ise zararlıdır. Gerçek olanlar işe yarar:
- Google İşletme Profili. Ücretsiz, gerçek adresinizle kurulur.
- Müşterileriniz ve iş ortaklarınız. Onların sitesinde sizin adınız geçiyorsa, bağlantı da geçebilir.
- Sektör dernekleri, oda kayıtları, tedarikçi listeleri. Zaten üye olduğunuz yerler.
Sayı değil, gerçeklik önemlidir.
Beşi de düzeltilebilir
Buraya kadar okuduysanız muhtemelen bir ya da ikisi sizde çıktı. İyi haber şu: hiçbiri kalıcı değil ve hiçbiri sitenizi baştan yapmayı gerektirmiyor.
İkinci ve üçüncü maddeler genelde bir öğleden sonrada çözülür. Birinci madde bir kurulum işidir. Dördüncüsü bir yazılım kararıdır ve zaman ister. Beşincisi ise düzeltilecek bir hata değil, kurulacak bir alışkanlıktır.
Sıra önemli: önce engeli kaldırırsınız, sonra Google'ı çağırırsınız. Ters yaparsanız Google gelir, kapalı kapı bulur ve bir dahaki gelişini geciktirir.
Ne kadar sürer?
Düzeltme yapıldıktan sonra Search Console'dan "dizine eklenmeyi iste" diyebilirsiniz. Bu talebi göndermek işlemi hızlandırır ama anında sonuçlandırmaz.
Gerçekçi beklenti: günlerle haftalar arası. Sitenin yaşı ve dış bağlantı durumu bu süreyi doğrudan etkiler. Yeni bir alan adında Google tarama emeğini kademeli artırır; bu bir ceza değil, ölçülü davranmasıdır.
Bu süre boyunca yapılacak en yanlış şey, her gün yeni bir ayar denemektir. Bir değişiklik yapılır, sonucu beklenir, sonra bir sonrakine geçilir. Aksi hâlde neyin işe yaradığını hiçbir zaman bilemezsiniz.
Ne zaman yardım gerekir
Birinci, ikinci ve beşinci maddeleri kendiniz halledebilirsiniz — bu yazıdaki adımlar yeterli.
Üçüncü ve dördüncü maddeler sitenin kurulduğu yere dokunur. Sitenizi yapan kişiyle konuşun; konuşurken kullanacağınız cümle şudur:
"Sayfalar sunucu tarafında mı oluşturuluyor, ve her sayfanın canonical etiketi kendini mi gösteriyor?"
Bu iki soruyu netleştirmeden yeni içerik üretmek, dolmayan bir kovaya su taşımaktır.
Son olarak
Google'da çıkmamak bir felaket değil, bir teşhis meselesidir. Sıralama mı kapsama mı — önce bunu ayırın. Kapsamaysa, yukarıdaki beş nedenden birindesiniz ve beşi de düzeltilebilir.
Görünürlüğün kendisi bir sonuç değildir; bunu daha önce ayrıca yazmıştık. Sitenizin Google'da çıkması, işin başlangıcıdır — devamı, gelen kişinin ne yapacağını bilmesidir. Ve bu, sitenizin markanızın geri kalanıyla aynı dili konuşmasına bağlıdır.
Sitenizin hangi maddede takıldığını çıkaramadıysanız, nerede tıkandığınızı üç soruda anlatın. Bakar, hangisi olduğunu söyleriz.
Bu yazı web yazılım ve SEO hizmetimizin kapsamındaki konulardan birini anlatır.
